Domain transfer kodu olmadan site taşıma, DNS ve sunucu ayarları doğru yönetildiğinde mümkündür. Alan adı transferi ile barındırma geçişi arasındaki farkları öğrenin.
Web sitesini farklı bir altyapıya taşımak isteyen birçok işletme, domain transfer kodu olmadan bu işlemin yapılıp yapılamayacağını merak eder. Kısa cevap şudur: Evet, alan adınızı başka bir firmaya transfer etmeden de hosting taşıma işlemi yapılabilir. Çünkü alan adı transferi ile web sitesi dosyalarının, veritabanlarının ve e-posta servislerinin taşınması teknik olarak farklı süreçlerdir.
Burada kritik nokta, hangi hizmeti taşımak istediğinizi doğru ayırmaktır. Alan adı yalnızca sitenizin internetteki adresidir. Web sitenizin dosyaları, veritabanı, e-posta kutuları ve uygulama ayarları ise barındırma tarafında yer alır. Bu nedenle domain transfer kodu alınmadan sunucu değişikliği yapmak mümkündür; ancak DNS, e-posta ve SSL gibi ayarların dikkatle yönetilmesi gerekir.
Domain transfer kodu, alan adını mevcut kayıt firmasından başka bir kayıt firmasına taşımak için kullanılan güvenlik bilgisidir. Bu kod bazı kaynaklarda EPP kodu, yetkilendirme kodu veya transfer şifresi olarak da geçebilir.
Bu kodun gerekli olduğu işlem, alan adının kayıt firmasını değiştirmektir. Örneğin alan adınız A firmasında kayıtlıysa ve bunu B firmasına aktarmak istiyorsanız transfer koduna ihtiyaç duyarsınız. Ancak sadece web sitenizin çalıştığı altyapıyı değiştirmek istiyorsanız bu kod zorunlu değildir.
Domain transferi, alan adının yönetim yetkisinin başka bir firmaya geçmesidir. Site taşıma ise dosyaların, veritabanının ve uygulama yapılandırmasının yeni bir sunucuya aktarılmasıdır. Bu iki işlem aynı anda yapılabilir; fakat çoğu durumda ayrı ayrı planlanması daha güvenlidir.
Örneğin kurumsal bir WordPress siteniz varsa ve mevcut altyapı yavaş çalışıyorsa, alan adınızı yerinde bırakarak yalnızca barındırma hizmetinizi değiştirebilirsiniz. Bu senaryoda domain kayıt firmanız değişmez; yalnızca DNS kayıtları yeni sunucuyu gösterecek şekilde güncellenir.
Alan adı transfer edilmeden yapılan taşıma sürecinde temel amaç, web sitesinin yeni ortamda eksiksiz çalışmasını sağlamak ve ardından trafiği kontrollü şekilde yeni sunucuya yönlendirmektir.
Taşıma öncesinde dosyalar, veritabanı, medya içerikleri ve yapılandırma dosyaları mutlaka yedeklenmelidir. WordPress kullanılıyorsa wp-content klasörü, veritabanı ve önemli eklenti ayarları özellikle kontrol edilmelidir.
Yedek alınmadan yapılan geçişlerde en sık karşılaşılan sorun; görsellerin eksik gelmesi, tema ayarlarının bozulması veya formların çalışmamasıdır. Bu nedenle taşıma işleminden önce geri dönüş planı oluşturmak kurumsal siteler için önemlidir.
Yeni hizmet üzerinde site dosyaları ve veritabanı kurulduktan sonra yayına geçmeden test yapılmalıdır. Geçici adres, hosts dosyası yönlendirmesi veya sağlayıcının sunduğu ön izleme yöntemi kullanılabilir.
Bu aşamada ana sayfa, kategori sayfaları, iletişim formları, ödeme adımları, yönetim paneli ve mobil görünüm kontrol edilmelidir. Özellikle e-ticaret sitelerinde sepet ve ödeme akışının test edilmeden DNS değişikliği yapılması ciddi gelir kaybına yol açabilir.
Domain transfer kodu olmadan taşımanın asıl yönlendirme adımı DNS değişikliğidir. Alan adınızın A kaydı yeni sunucu IP adresine yönlendirilebilir veya nameserver bilgileri yeni sağlayıcının değerleriyle değiştirilebilir.
Burada karar verirken mevcut e-posta servislerini dikkate almak gerekir. Eğer kurumsal e-postalarınız farklı bir servis üzerinden çalışıyorsa, nameserver değişikliği yapmak MX kayıtlarını etkileyebilir. Bu durumda yalnızca gerekli A kaydını değiştirmek daha kontrollü bir yöntem olabilir.
Taşıma sürecinde en çok gözden kaçan konu e-postadır. Web sitesi taşınırken e-posta kutularının da taşınıp taşınmayacağı netleştirilmelidir. Eğer e-postalar mevcut sağlayıcıda kalacaksa DNS kayıtları buna göre korunmalıdır.
MX, SPF, DKIM ve DMARC kayıtlarının yanlış düzenlenmesi; e-postaların ulaşmamasına, spam klasörüne düşmesine veya gönderim hatalarına neden olabilir. Bu nedenle DNS güncellemesi yapmadan önce mevcut kayıtların ekran görüntüsü alınmalı veya metin olarak saklanmalıdır.
Yeni ortama geçildiğinde SSL sertifikasının da aktif olması gerekir. DNS değişikliği sonrası site HTTPS üzerinden açılmıyorsa tarayıcı güvenlik uyarısı verebilir. Bu durum özellikle marka güveni ve dönüşüm oranları açısından olumsuz etki yaratır.
Kesinti riskini azaltmak için DNS TTL değeri geçişten önce düşürülebilir. Böylece yönlendirme değişiklikleri daha kısa sürede yayılır. Ayrıca eski ortamı birkaç gün kapatmamak, olası DNS gecikmelerinde kullanıcıların boş sayfa görmesini engeller.
Sadece performans, kaynak kullanımı veya teknik destek nedeniyle altyapı değiştiriyorsanız domain transferi şart değildir. Ancak alan adı yönetimi dağınıksa, faturalandırma farklı firmalarda takip edilemiyorsa veya DNS yönetimi sınırlıysa domaini de aynı çatı altında toplamak operasyonel kolaylık sağlayabilir.
Buna rağmen domain transferi, taşıma günüyle aynı zamana denk getirilmemelidir. Önce web sitesi ve e-posta servisleri stabil hale getirilmeli, ardından gerekirse alan adı transferi planlanmalıdır. Böylece olası bir transfer onayı, kilit durumu veya süre kısıtı nedeniyle yayındaki site etkilenmez.
Domain transfer kodu alınmadan yapılan geçişlerde başarı, teknik adımların sırasına ve DNS kayıtlarının doğru yönetilmesine bağlıdır. Alan adını taşımadan yalnızca barındırma altyapısını değiştirmek çoğu işletme için yeterli ve daha düşük riskli bir yöntemdir. Planlı ilerleyen bir geçişte ziyaretçiler siteyi kullanmaya devam ederken arka planda yeni sunucuya geçiş tamamlanabilir.